Çözüm, koalisyon hükümeti ve ortak program



AKP’nin Müslüman Kardeşler olduğuna inanan kesimler, seçim bölgelerinde oylarını AKP’ye karşı en yüksek oy potansiyeline sahip partide birleştirmelidirler

Doğu ve Güneydoğu'da toprak reformu, yargının yansız ve tarafsızlığının sağlanması, büyük bir eğitim seferberliği, işsizliğe çözüm, tarımda yaratılan tahribatı önlemek ve seçimde milli bakiyeli sistem şart hale gelmiştir
Demokrasilerde iktidarlar halkın gücüyle yıkılırlar. Bunun dışında bir çözüm düşünmek, hataları ile eksiklikleriyle yaklaşık yüz otuz yıllık bir parlamento deneyimi olan Türkiye’ye yakışmaz.
Kurtuluş Savaşı’nı dahi, bazı cahil ya da kötü niyetlilerin söylemlerinin aksine “Meclis çatısı” altında yürüten bir topluma da bu yakışır. Parlamentoda temsil edilen partiler halkta bir karşılık yaratamayınca Türk Halkı kendi kaderine kendisi sahip çıkmaya karar vermiştir. Bir üniversitenin yaptığı kamuoyu araştırmasına göre, Gezi Parkı olayları diye nitelenen ve ülke çapında yaygın olarak yaşanan toplumsal olaylara katılanların yüzde yetmişi, kendisini herhangi bir siyasi partiye mensup hissetmemektedir. Demek ki siyasal partiler toplum nezdinde inanılırlığını yitirmiş durumdadırlar. O zaman AKP iktidarını devirmek için “seçmen tercihini” harekete geçirmek lazımdır. Nedir o seçmen tercihi?
AKP’nin aslında Müslüman Kardeşler olayı olduğuna inanan kesimler bulundukları seçim bölgelerinde oylarını AKP’ye karşı en yüksek oy potansiyeline sahip partide birleştirmek zorundadırlar.
Zira AKP, Müslüman Kardeşler'in statülerinde yazan toplumu şeriat kurallarına göre şekillendirerek yönetme arzusunu, Türkiye’de yasalar buna izin vermediği için tüzüğüne yazamamış ama, toplumu bu şekilde biçimlendirme çabasına girmiştir. İşte tüm siyasi partilerin topluma bunu anlatması gerekmektedir. Toplum AKP iktidarından demokratik yollarla ancak böyle kurtulur.
Temsilde adalet d'hondt sistemiyle olur
Öncelikli hedefin seçim barajının kaldırılması için mücadele olması gerekir. Benim kanım, bu ülkede temsilde adalet sadece milli bakiyeli d’hondt sistemi ile gerçekleşir. Zira bu sistemle temsil edilmeyen tek oy dahi kalmayacağı gibi güçlü hükümetler de çıkabilir. Örneğin Sayın Demirel bu yöntemle yapılan 1965 seçimlerinden sonra tek başına hükümet kurabilmişti. Bu temin edildiği zaman, oluşacak parlamento aritmetiğine göre mecliste temsil edilen partiler uzlaşı ile bir hükümet ortaya çıkarabilecekleri gibi çok seslilik parlamentoya egemen olacaktır. AKP iktidarından daha kötüsü olamayacağına göre bu yapı içinden çıkacak bir hükümet, birbirimize tahammül etmeyi öğreterek, demokrasiyi restorasyona tabii tutarak rayına oturtur. AKP dışındaki siyasi partiler, açık net tavırlarını ortaya koymalıdırlar. AKP devletin bazı temel değerlerini örseleyerek oy aldı, biz de aynı yöntemleri uygulayarak oy alabiliriz yanlışından vazgeçmelidirler.
Halkta umut yaratmalı
Halkta umut yaratmakla iktidar seçeneği oluşturulabilir. Benim gibi kendisini Atatürkçü olarak niteleyen birisi açısından bu ancak, Atatürk ilkelerinin özünden sapmadan, başkalaşmadan, yabancılaşmadan yani ilerici ve muasır medeniyeti yakalayıp, ötesine geçmek için yaşadığımız dönemin koşullarına ve sorunlarına göre değerlendirilmesi olur. Devrimcilik ve ilericilik bunu gerektirir. Önümüzdeki zorlukların temelinde önce AKP iktidarının yarattığı hukuk tahribatını gidermek yatıyor. Öncelikle kuvvetler ayrılığının en güçlü şekilde hayata geçirilmesi yatıyor. Yargının yansız ve tarafsız olmasının sağlanması olmazsa olmaz bir ön koşul olarak önümüzde duruyor. Büyük bir eğitim seferberliği şart hale gelmiştir.Ülkede işsizliği aşmanın, reel sektörün sağlıklı bir şekilde büyümesiyle sağlanabileceğini görüp kabul etmemiz gerekiyor. Turgut Özal'la başlayıp devam eden tarım sektöründe yaratılan tahribatı önlememiz gerekiyor.
Siyasi ahlak kaçınılmaz bir zorunluluk
Feodalitenin devam ettiği Doğu ve Güneydoğu Anadolu insanın makus talihini kırmak için o bölgede toprak ve tarım reformunun yapılması gerekiyor. Yine o bölgeden 12 Eylül askeri darbesinden sonra yurt dışına gitmek zorunda bırakılan Süryani yurttaşlarımızın, ağalar tarafından gasp edilen topraklarının kendilerine iadesi için gerekli tedbirleri almak zorundayız. Siyasi ahlak yasası kaçınılmaz bir zorunluluktur. Bu liste elbette çok uzar, bir cümleyle özetlemek gerekirse; çağdaş demokratik bir Türkiye inşası çok önemli bir sorun olarak duruyor.
Nasıl bir hükümetin oluşacağı ortaya çıkmadan, bir hükümet programı tarif etmek mümkün değildir.
Her parti kendi programını hayata geçirmek isteyecektir. Bir koalisyon hükümeti olursa elbette her parti kendi programından tavizler vererek bir ortak program oluşacaktır.

Şahin Mengü / Eski CHP Milletvekili


,

0 comments

Write Down Your Responses

About Me

Powered by Blogger.

Blog Archive